Artan tüketimle birlikte birçok marka, hem tüketicilerin ilgi çekici içerik isteklerine yanıt vermenin hem de pazarlama mesajlarını zengin ve etkileyici bir şekilde iletmenin bir yolu olarak çevrim içi videoya öncelik veriyor. İşletmelerin davranışları yayıncılara daha fazla benzemeye başladıkça, birçok işletme geleneksel üretim ve dağıtım yaklaşımlarının gözden geçirilmesi gerektiğini fark ediyor. Bu süreçte size yardımcı olacak kilit niteliğindeki beş noktayı aşağıda bulabilirsiniz.

Videoyu katmanlı öykü anlatımında kullanın


Günümüzde kullanılan medya karması inanılmaz derecede kapsamlıdır. Dolayısıyla markalar, tüm zamanlarda ve mekanlarda etkili olacak incelikli ve kucaklayıcı öyküler oluşturmak için her bir kanalın güçlü yanlarından nasıl yararlanabileceklerini düşünmelidir. Mediacom'da Yönetici Ortak ve İçerik Başkanı olan ve Little Dot Studios'a katılan Nick Cohen şunları söylüyor: "Şu anda çok ilginç olan şey, eş zamanlı kullanım düzeyinin çok yüksek olması. Hepimiz bu şekilde düşünmeliyiz. İletişim sisteminin tamamına bakıp bir iletişim türünün diğerine nasıl yol açtığını görmek için, farklı medya kanallarında mesajların nasıl iletildiğini ve bu kanallar arasındaki etkileşimi göz önünde bulundurmalıyız."

Böylesi bir ortamda, akıllı işletmeler, çevrim içi videoyu markanın öyküsünü anlatma konusunda vazgeçilmez bir araç olarak görmeye başladı. Audi İngiltere Ulusal İçerik Yöneticisi Kristian Dean şöyle diyor: "Çevrim içi video bir lüks değildir. Geçmişte ek bir bonus olarak görülüyordu. Ancak artık markalar, tüketicilerin kendilerinden çevrimiçi videolar beklediğini anlamaya başladı. Tüketiciler platformlarınızı ziyaret ettiğinde, yalnızca fotoğraflara bakıp uzun yazılar okumak istemiyor. Onları eğlendirmenizi bekliyorlar, video görmek istiyorlar."

Mobil cihazlar, planlarınızda merkezi bir yere sahip olsun


Birçok kullanıcının, içeriği telefonlarından ve tabletlerinde görüntülüyor olması beklentilerini etkilemektedir. Markaların da buna uygun hareket etmesi gerekir. YouTube Marka İçeriği Başkanı Susan Agliata şunları söylüyor: "YouTube'daki görüntülemelerin yarısının artık mobil cihazlardan yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla, içeriklerini nerede yayınlayacakları üzerine düşünen markaların bundan çıkaracağı en önemli mesaj, mobil ortamın her şeyden önce gelmesi gerektiğidir. Mobil cihazlardan video izleyen kullanıcıların aslında daha fazla etkileşime geçtiğini görüyoruz ve bunun çok iyi bir nedeni var: Mobil ortam daha samimi bir deneyim sunuyor."

Kullanıcılar, daha fazla etkileşime geçmekle kalmıyor, daha seçici de davranıyor. TV'nin belirgin özelliği olan sabit yayın akışı ile sınırlı olmayan çevrim içi videonun gerçekten ilgi çekici olması gerekir. Çünkü tüketiciler, tek bir tıklamayla videoyu izlemeyi kolayca bırakabilir. Kristian şunları söylüyor: "Mobil cihaz kullanıcıları daha sabırsız olabilir ve kalitesi yetersiz olan içeriğe daha az tolerans gösterebilir. Cep telefonunuzdan veya tabletinizden video izliyorsanız ve 30 saniye sonra videonun bir yere varmayacağını hissederseniz, videoyu izlemeyi hemen bırakırsınız. Bu nedenle, doğru içerik oluşturmak ve insanların ilgisini başlarda çekmek gerçekten gereklidir."

Büyük düşünün, bir yayıncı gibi düşünün


Kullanıcıların her an İnternet'e bağlı olduğu çok ekranlı günümüz dünyasında birçok marka, bu duruma yanıt olarak, başkalarına yaptırdığı ve kendi oluşturduğu video içeriğinin hacmini artırıyor. Önceden, bir işletmenin video gereksinimleri 30 saniyelik bir dizi TV reklamı ile karşılanabiliyordu; hem yapım hem de dağıtım basitti. Artık markaların video içeriği stratejisi hem daha karmaşık hem de daha uzun vadeli.

Karmarama'nın İçerik Başkanı Ben Hooper şunları söylüyor: "Yalnızca işe yarayacak bir şey oluşturmalarını beklediğiniz geleneksel bir TV ekibi kullanmakla kalmamalı, daha fazla işbirliğine dayalı bir reklam oluşturma sürecine sahip olmalısınız. Sorumlu bir çevrim içi video ekibi ideal koşullarda, değişen bir içerik yapısı oluşturmak için yenilikçi beceriler ve video becerilerine sahip olmanın yanı sıra, örneğin, Halka İlişkiler ve sosyal medya ile uyumlu bir şekilde çalışmalıdır. Bir televizyoncu gibi davranmalısınız. Çünkü mobil video ve çevrim içi videoyla ilgili en önemli şey nicelik ve ölçektir. Etki oluşturabilmek için, uzun bir süre tutarlı bir şekilde orada olmanız gerekir."

Ortak video oluşturma süreci sayesinde hacim talebini çözüme ulaştırın


Şu anda birçok marka, çok fazla kaynak gerektiren kendi başına kanal oluşturma stratejisini benimsemek yerine, işbirlikleri aracılığıyla başarıya ulaşıyor. Susan şunları söylüyor: "Kuruluşların yayıncı olmaya çalıştıkları gerçekten önemli bir zamandan geçiyoruz. Ama o aşamaya henüz gelmedik. Bu süre zarfında, her zaman ulaşılabilir olan içerik stratejileri üzerine çalışan markaları desteklesek de, markaların bu yeni kitlelere ulaşmak ve hayranlarıyla gerçekten etkileşime geçmek için içerik oluşturucularıyla çalışmalarını öneriyoruz."

Çevrim içi bir ünlünün hâlihazırda takipçileri olsa da, kullanıcı sayısının ötesine geçerek markanıza uygun birini bulmaya çalışmak son derece önemlidir. Ben şu noktalara dikkat çekiyor: "YouTube içerik oluşturucularıyla çalışmak, markalar açısından yararlı bir içerik sürecidir. Çünkü bu süreci yalnızca medya satın alımı olarak göremezler. Marka mesajının içerik oluşturucunun öyküsüyle doğru bir şekilde harmanlanması gerekir. Bu yapılmazsa, video, kitleyi rahatsız eder ve markanın kötü görünmesine neden olur. Sahici olmaktan başka şansınız yoktur."

Şeffaf olmaya çalışın


Drum Works'ün Pazarlama Müdürü Justin Pearse dürüst olmanın en iyi politika olduğuna katılıyor. Pearse şunları söylüyor: "Sektörde herkes sürekli dürüst olmaktan bahseder. Markalar bunu tik atılacak bir kutu gibi görür. Herkes dürüstmüş gibi davranmaya çalışıyor ama burada büyük bir tehlike var." İşletmeler gizli tehlikelerden nasıl kaçınabilir? Pearse'ın önerisi, üçüncü tarafların markanın dürüstlüğünü değerlendirme ve koruma açısından çok daha iyi bir konumda olduğu yönünde. "Ajansınıza çok daha fazla kontrol vermelisiniz. Çünkü ajansınız, sizinle aynı şey değildir."

Ayrıca, markaların açık sözlü olması gerekir. Bir içerikle ilişkisi olduğunu açıkça belirtmek, tüketicilerin kandırılmışlık hissine kapılma olasılığını engeller. Susan şunları söylüyor: "Çalışmalar, kullanıcıların gerçekten markalı olan içerikte markanın belirtilmesinden rahatsız olmadığını gösteriyor. Bence rakamlar, kitlenizle iletişime geçerken markalı içeriğin tamamen kabul edilebilir bir yöntem olduğunu gösteriyor."