E-eğitim, karmaşık yeni dijital kavramların daha kısa sürede açıklanmasına ve teori ile işe uygulama arasında geçen sürenin kısaltılmasına yardımcı olabilir. Google Dijital Akademi'de Eğitici Tasarımcı olan Marni Wedin, iş başında kapsamlı hızlı öğrenme deneyimleri sağlayan bir e-eğitimde nelerin aranması gerektiğini açıklıyor.

Pazarlamacılar, dijital değişimle birlikte yeni bir tempoya girerken belirli becerilerde hassas ayarlar yapmak ve hızla başka beceriler edinmek durumunda kalıyor. Ancak, pazarlamacıların %81'i dijital pazarlama için etkili ve verimli bir Öğrenim ve Geliştirme programına erişimlerinin olmadığını söylüyor*. Bu makalede Marni, Reklam Akademisi'ne içerden bir bakış açısı paylaşarak, ilgi çekici ve güçlü e-eğitim deneyimleri oluşturan üç tasarım tekniğini vurguluyor.

"Pazarlamacıların %81'i dijital pazarlama için etkili ve verimli bir Öğrenim ve Geliştirme programına erişimlerinin olmadığını söylüyor"

Eğitimin kazandıracaklarıyla başlayın

Gün boyunca dikkatimizi yöneltmemiz gereken pek çok şeyle karşılaşıyoruz. Kişinin önüne bunlardan bir tane daha, özellikle de eğitim gibi bir konuyu koymak, onun belirli bir düzeyde bilinçli olarak odaklanmasını gerektirir. Bu çabanın harcadığı zamana değeceğini ona baştan göstermelisiniz.

Bu nedenle, pazarlamacıların gerçekte yaşadığını bildiğimiz bir zorluğu ele alıyor ve bir çözüm getiriyoruz. Eğitimi alacak kişi daha en başından eğitimin içeriğini ve bir aktivite veya kursun kendisine ne gibi avantajlar sağlayacağını tam olarak bilir.

Senaryonun işe yaraması için, yıllık sektör becerileri anketimiz Talent Revolution'dan bilgiler alırız. Ardından, durumu gösterir ve ilgi çekici metinler ve resimlerle çözüm önerisinde bulunuruz. Video da aynı etkiyi sağlayabilir, ancak işin püf noktası, eklenen tüm görsellerin eğitimi desteklemesi ve gereksiz yere zihinsel yorgunluğa neden olmamasıdır.

Bundan sonra, genel kazanımlar (öğrenecekleriniz), net ve açık bir öğrenme hedefi şeklinde özetlenir.

Öğretme aracı olarak hikaye anlatımından yararlanın

Bir dersi, öğrencinin karşılaşabileceği zorlukları vurgulayan ve yansıtan alakalı bir iş hedefiyle ilişkilendirmek yalnızca onun dikkatini çekmekle kalmaz. Bilindik, somut senaryolar, karmaşık fikirlerin anlamlı bir şekilde açıklanmasına da yardımcı olur. Bu noktada, hikaye anlatımı, bir öğrenme taktiği olarak başrol oynayabilir.

Tıpkı masallarda çocuklar için ahlâki ve sosyal mesajlara yer verilmesi gibi, modern bir çalışma alanında hikaye anlatmak güçlü bir öğretme mekanizmasıdır. İyi yapıldığında, beyinde Oksitosin** olarak adlandırılan bir kimyasal maddenin salgılanmasını sağlayabilir. Oksitosin empatiyi artırır. Diğer bir deyişle, karakterlerin yer aldığı hikaye tarzı anlatıların dikkatimizi uzun süre vermemizi sağlaması daha olasıdır. Kısacası, işle ilgili bilindik bir zorlukla karşılaşan bir kişinin yer aldığı hikayeler, öğrencinin ihtiyaç duyduğu duygusal ve davranışsal "açıkla ve yanıt al" sürecini tetikler. Öğrenci şu anda benzer bir durumdaysa veya gelecekte benzer bir durumla karşılaşırsa, bunları anımsama ve öğrendiği temel noktalara göre harekete geçme olasılığı daha yüksek olacaktır***.

Bu nedenle, sonraki adımda baş karakterimizi ve önündeki engeli sunarız: Bu örnekte zorluk, mobil medya harcamaları için destek almaktır. E-eğitimin güzelliği, keşfedilebilir etkileşimli öğeler konusundaki potansiyelinde yatar. Burada öğrenci, bir soruna birden fazla bakış açısını keşfetmek ve bunlar üzerinde düşünmek için doğrudan etkileşimde bulunabilir. Nöroloji bilimiyle paralel olarak, geleneksel ve pasif bir yöntem olan sınıfta veya ders kitaplarıyla öğrenmekten çok farklı olan aktivite yoluyla öğrenme kullanılır.

Öğrencinin yolculuğuna dönerek bu hikayeyi oraya bağlayın

Hikaye ilerledikçe, kahramanımızın başına gelenleri öğrenci olarak "kendimizle" ilişkilendiririz: Bu yöntem, soruna potansiyel çözümler arama sürecinde ilgiyi yüksek düzeyde tutmayı sağlar. Katılımcının durumunu pasif gözlemciden, hikayedeki aktif katılımcıya dönüştürür.

Bu önemlidir, çünkü aktivitenin en önemli aşamasındayızdır: Öğrencilerin bu ilkeleri gerçekte nasıl uygulayabileceği. Şimdi sırada bir dolu en iyi uygulama vardır ve öğrencinin bunları özümsemesi için zihninin olası en aktif durumda olmasını isteriz.

Bunu yapmanın bir yolu, öğrencinin teoriyi gerçek dünyaya uygulayacağı bir dizi olası başlangıç noktası sunmaktır. Böylece duruma uygun bir çözüm bulmaya yönelik çok yönlü bir düşünme süreci tetiklenmiş olur.

Eğitimin sonunda konuyu toparlamak amacıyla öğrencinin aktif katılım göstermesi için benzer bir fırsat sağlarız. Çoktan seçmeli kısa bir test veya özet, hem bu derste öğretilmek istenenleri test etme fırsatı sağlar hem de gelecekte karşılaşılacak benzer bir durumla nasıl başa çıkılacağı konusunda yol gösterici olur.

Aktivitenin tamamı, baştan sonra 10 dakikadan kısa sürer: fena değil.

Dolayısıyla, hemen sonuç verecek, etkili ve ölçeklenebilir bir e-eğitim çözümü arıyorsanız aşağıdaki özelliklere dikkat edin:

  • Öğrencilerin dersteki konular ve derste öğrendiklerinden nasıl yararlanacakları hakkında fikir sahibi olması için öğrenme hedeflerinin anlaşılır şekilde özetlenmesi
  • Somut iş senaryolarıyla ve işletmelerin pratikte uyguladıkları sorun çözme yöntemleriyle bağlantılı durumsal hikaye anlatımı
  • Pasif durumda hikaye dinleme ile öğrenciye risksiz bir ortamda zorluğu üstlenip bilgilerini test etme şansı sunan aktif katılım yöntemini karışık şekilde uygulama

Deneyin! Bu Reklam Akademisi mobil ölçüm dersinde tüm bu fikirlerin nasıl bir araya geldiğini görün: Yolculuğunuza buradan başlayın.

Kaynaklar
  • * https://www.thinkwithgoogle.com/intl/en-gb/articles/talent-revolution-2016-survey-signals-new-need-skills-partnerships.html
  • ** https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4445577/
  • *** http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0360131511003289