VR, reklam sektörünü nasıl değiştirecek?

YouTube'un Cannes'de reklamcılar için verdiği öğle yemeğinde bulunma şansını yakaladım. Yemekte Sör John Hegarty şöyle bir duyuru yaptı: "Teknoloji fırsat, yaratıcılık değer yaratır”.

VR konusunda bu noktada olduğumuzu düşünüyorum; bizlere yaratıcı olmamız ve markalar ile işletmelere yönelik gerçek değer oluşturabilmemiz için yeni bir fırsat sunuyor. Artık marka deneyimleri hakkında birçok şey söylüyoruz. VR da yeni deneyimler oluşturmak için harika bir teknoloji.

Bizi istediğimiz yere anında götüren ve rezervasyon yaptırmadan önce yerel hayatı deneyimlememizi sağlayan seyahat şirketlerinden, evimizin konforunda bir arabanın içindeymiş gibi "hissedebilmemizi" sağlayan otomotiv markalarına kadar bizi içine alan sanal deneyimler oluşturmak için sonsuz fırsat var.

Konu artık izleyiciler için video oluşturmak değil, ziyaretçiler için dünyalar oluşturmak.

Gerçek hayatın günlük deneyimlerini sanal dünyada yeniden oluşturmak anlaması kolay bir şey. Asıl ilginç olan, sanal dünyada gerçeküstü için bir yer olup olmadığı sorusu: Buna "sanal gerçeküstülük" diyeceğiz.

On yıllardan beri reklamcılar, tüketicilerde duygu ve arzu yaratmak amacıyla üzerinde çalıştıkları markalar için hayali, gerçek dışı dünyalar oluşturuyorlar. Bunun sanal dünyada bir karşılığının olup olmayacağı henüz bilinmiyor. İnsanlar meşhur Guinness Sörfçüsünü veya Nike'ın Geleceği Sen Yaz reklamlarını sanal gerçeklikte deneyimlemek ister miydi? Peki hikaye anlatma ve marka mesajlarını iletme şeklimizi baştan sona yeniden tanımlamamız mı gerekiyor?

Hikayeleri izlenmek üzere oluşturulmuş kareler aracılığıyla nasıl anlayacağımızı düşünmek yerine, ziyaret edilmek üzere tasarlanan, oluşturduğumuz dünyalar aracılığıyla nasıl anlatacağımızı düşünmek zorundayız.

Google'ın VR Başkan Yardımcısı Clay Bavor, Cannes'deki birkaç konuşmasında konuyu kısa ve öz şekilde açıkladı. "VR, film çekmekle aynı şey değil; açıkça çok daha farklı," diye konuştu. Konu artık izleyiciler için video oluşturmak değil, ziyaretçiler için dünyalar oluşturmak.

Önceden film çekimdeki yaratıcılık sürecinin merkezinde "kare" vardı. Ancak bundan sonra, hikayeleri izlenmek üzere oluşturulmuş kareler aracılığıyla nasıl anlayacağımızı düşünmek yerine, ziyaret edilmek üzere tasarlanan, oluşturduğumuz dünyalar aracılığıyla nasıl anlatacağımızı düşünmek zorundayız.

Buna en yakın disiplin bilgisayar oyunu geliştiricilerin yaptığı iş. Oyun işinde on yıllardan beri hayali dünyalar yaratıyorlar. Ajanslar ve markalar kuşkusuz bu yeteneklere erişmeyi deneyecektir. O yüzden bu zamanda oyun tasarımcısı veya interaktif (sanal) yönetmen olmak iyi bir şey. Ancak işe almamız gereken başka yetenekler de olacak; inandırıcı bina ve yapılar geliştirecek mekan tasarımcıları ve mimarlar gibi.

Yeni teknolojilerin bir kısmında gördüğümüz gibi çoğu ajans ve marka, bu fırsatın tam anlamıyla farkına varmakta güçlük çekiyor. Yaratıcı fikirlerinin mobil platformlarda, sosyal medya özet akışları aracılığıyla veya dijital yayıncılar tarafından ifade edilme şeklinin, geleneksel TV ve on yıllardır oluşturulan basılı materyalleri hâlâ anımsatması durumu VR için de geçerli olabilir.

Bazı markalar tamamen yeni sanal deneyimler oluşturacak, ancak çoğu marka sadece sanal reklamlar oluşturmakla yetinecek. Demek istediğim, örneğin gerçek dünyada gördüğümüz dış mekan reklam öğelerinin aynısını sanal dünyada kullanmaya devam edebilirler. Umarım böyle olmaz. Bu eğilime karşı korunmamız gerekiyor, bu yüzden mümkün olduğu kadar kısa sürede yüksek kriterler belirlemeliyiz.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde "Sanal Strateji" ihtiyacını sürekli dile getiren "Sanal Ajanslar"da patlama yaşanacağı, ajans ve müşterilerde "CVO"ların (Sanal Kurul Başkanı) ortaya çıkacağı konusunda şüphe yok. Ben bile iş unvanımı değiştirebilirim…