‘Think with Innovators’ serisi, pazarlama dünyasının en özgün fikir adamlarıyla yapılan röportajlardan oluşmaktadır. Bu konuşmaların ilkinde, Performics'ten Marco Bertozzi ile dijital medya macerasına nereden başladığını, devasa bir organizasyonun içinde nasıl çevik ve yenilikçi kaldığını ve sektörün gelecekteki durumunu konuşuyoruz.

Türkçe altyazıyı videonun ayarlar kısmından aktif hale getirebilirsiniz.

Marco Bertozzi'ye kendisini Performics'te Global Gelirler Genel Müdürü pozisyonuna taşıyan ve kariyerinde dönüm noktası olan olayın ne olduğu sorulsaydı, bu sorunun cevabının TV dünyasını terk edip o zamanlar yeni oluşmaya başlayan dijital dünyaya yönelme kararı olduğunu söylerdi. “TV'nin tamamen baskın ve dominant olduğu bir dönemdi. Çevremdeki insanların çoğu nasıl bir yola girdiğimi ve bunun nedenini anlamakta zorlandı.” diyor ve yeniliğe olan yaklaşımının özeti olan şu cümleleri ekliyor: “Çevrenizdeki insanların her dediğini dinlemek yerine, doğru yolda olduğunuzu söyleyen hislerinize güvenmeniz ve bu hislerle hareket etmeniz önemlidir.”

Pazarlamanın tabiatını değiştirecek olan dijital dünyanın bu potansiyelinin erkenden tanınması, reklam sektöründeki yeniliklerin patlama yaptığı dönemde Marco'nun öncü bir birey haline gelmesini sağlayarak ona ciddi katkı sağladı. Ancak aldığı bu radikal kararın zorlukları da vardı: “Hem sizin hem de başkalarının görebildiği bir şeyi değiştirdiğinizde, söylediğiniz şeylerin herkes tarafından onaylanması çok sık görülen bir durum değil.” diyen Marco, oturmuş bir işe yeni bir bakış açısı getirmenin zorluğunu “akıntıya karşı yüzmeye” benzetiyor.

Marco'ya göre yenilikçiler genelde yalnız kalırlar. Bu aykırı seslerin yaşadıkları en büyük zorluk, değişimin güzel bir şey olduğu ve bu değişim sonucunda hem ajansın hem de müşterinin kazançlı çıkacağı konusunda çoğunluğu ikna etmek. Dijital gündemin sürekli değiştiği yıllarla dolu kariyerinde, 2009'da Programatiğin kullanıma sunulmasından daha büyük bir zorlukla karşılaşmadığını söylüyor. “Geriye dönüp baktığımda, geleceği oluşturacak şeyin bu olduğuna inanmayan birçok şirket olduğunu hatırlıyorum” diyen Marco, “ancak bugün her organizasyonda geleneksel çalışma biçimini değiştirme amacında olan Programatik savunucuları var." sözleriyle bu değişimi ifade ediyor. Marco bu değişim sürecinde herhangi bir kestirme yol olmadığını, çalıştığı yıllar boyunca kelimenin tam anlamıyla “kapı kapı gezerek” iş arkadaşlarını ve müşterilerini yeni teknolojinin gücüyle ilgili bilgilendirmek için çaba sarf ettiğini hatırlıyor.

Yenilik sizin kanınızda var. Gereken bazı becerileri öğrenebileceğinizi düşünüyorum, ancak bu da bizi şu soruya götürüyor: Sizi ne motive ediyor? Yenilik yapma motivasyonu içten gelir.”

Marco Bertozzi, Global Gelirler Genel Müdürü, Performics

Marco, “Büyük bir medya grubu bağlamında benim yenilik tanımım tam anlamıyla bu ‘girişimcilik’ kavramıdır” diyor. “Bu, gerçekten değişime yön vermeye, insanların eskiden beri yaptığı şeyleri değiştirmeye, büyük bir organizasyon yapısı dahilinde yeni şeyler icat etmeye çalışmak anlamına geliyor.” VivaKi ve Performics’teyken ‘İç girişimci’ olarak edindiği tecrübelerin ardından Marco, şu anda zamanını yeni nesil girişimcilerle deneyimlerini paylaşmaya harcıyor. “Üniversitede danışmanlık, okullarda konuşmalar yapıyorum ve üzerinde çalıştığım birkaç şey daha var. Aynı zamanda dünyadaki en büyük dijital şirketlerin bazılarıyla oturup bu yeni dünyayı geliştirmeye nasıl devam edeceğimizi konuşmayı seviyorum.”

Geleceğe bakan Marco, iş dünyasındaki temel zorlukların aynı kaldığını görmesine rağmen yeni teknolojilerin dijital ortamı değiştirmeye çoktan başladığını görebiliyor. “Öncelikle Programatik ve sonrasında farklı kanallar ortaya çıktı, şimdiyse tüm dünya sanal gerçeklikten bahseder oldu. Yenilikler ardı ardına geliyor, dolayısıyla kurumların bu değişime ayak uydurarak değişimi tam anlamıyla nasıl benimseyeceği asıl sorun haline geldi.”

Gelecekte de yenilik yapma arzusunun hiç azalmayacağını belirten Marco, bu hevesin tam olarak nereden kaynaklandığını biliyor. “Bence, sabahları beni yataktan kaldıran şey birçok farklı şirketle çalışabiliyor olmak ve geleceğe dönük insanların varlığı. Memnuniyetim ise kullandığımız geleneksel yöntemlerden tamamen farklı yollar olduğuna inanmaktan ve bunu başaracağıma dair kendime duyduğum güvenden geliyor.”