Think with Google UK 2017'nin baş konuğu olan fütürist Tracey Follows, yapay zekanın geleceğini ve cinsiyet eşitliğinin neden önemli bir unsur olduğunu anlatıyor.

Geleceğin odak noktası genellikle teknolojik değişimdir. Ancak hayatın toplumsal ve kültürel yönü de en az teknolojik değişim kadar yavaşlatıcı veya hızlandırıcı bir etkiye sahiptir. Bilim kurgu yazarları arasında toplumsal değişime, iletişime ve çevreyle ilgili endişelere odaklananlar, gelecek öngörülerinde teknolojiyle ilgili alanlara ağırlık verenlerden daha isabetli olmuşlardır.

Jetpack buna örnek gösterilebilir. İçinde jet pack olan bir gelecek hayal eden çok kadın görmedim. Gerçekten de, kadın etkisini veya kadına özgü tercihleri hiç hesaba katmayan geleceğe yönelik teknolojik kavramlar oldukça fazla.

Londra Üniversitesi hocalarından Sarah Kember'ın dediği gibi: "Akıllı sütyenleriniz, konuşan mutfak tezgahlarınız ve artırılmış gerçeklik teknolojisine sahip yatak odası aynalarınız var, ancak bunların hiçbirinde sizin yansımanız yok." Kadınların görüşlerine yer vermediğinizde onların gerçekten önemsediği veya ihtiyaç duyduğu konularda yenilik ortaya koyamazsınız.

Neden birçok dijital asistan kadın olarak tasarlanıyor?

Yapay zeka teknolojisinde cinsiyet eşitliği

Birçok ürün veya çözüm, kendi doğasından kaynaklanan bazı ön yargılar barındırır. Bu, analog dünyada var olan ve dijital dünyaya aktarılmış bir ön yargıdır. Dijital kişisel asistanların ortaya çıktığı ilk zamanlar bu potansiyelin bir göstergesidir. Akla gelen ilk sorulardan biri şudur: "Neden bu kadar çok sayıda dijital asistan, kadın olarak tasarlanıyor?"

Acaba bu tasarım, sekreterlerin beyaz, orta sınıf mensubu ve kadın olduğu şeklindeki toplumsal varsayımdan kaynaklanıyor olabilir mi? Bazı şirketler teknoloji geliştirme süreçlerinde insan kişisel asistanlar üzerine araştırmalar yaptılar ve bu asistanlar kadındı. Hal böyleyken, dijital asistanlardan çoğu zaman "kadın" olarak söz etmemiz, bu asistanların kadın sesine sahip olması ve onlar için bir cinsiyet belirlenmiş olması bizi şaşırtmamalı.

Konuyu en baştan ele alacak olursak, yapay zekanın insan olarak yansıtılması doğru mu? Yapay zekanın insansılaştırılmaması veya insansı robotlar üretilmemesine ilişkin savlar giderek artıyor. Öncelikle, akıllı asistanları kendimize hizmetçi yaparsak, bunun sonrasında gerçek hayatta insanlara yaklaşımımızın nasıl bir şekil alacağını ve bunun sonuçlarını bilmiyoruz.

Yapay zeka daha fazla insan duygusunu anlamaktır

Bir konuda şüphe yok: Asistanlarımız, bot'larımız ve akıllı makinelerimizle aramızdaki duygusal bağ giderek güçleniyor. Kısa süre önce Japonya'da yapılan "İnsan ve robot elindeki acıya yönelik empatinin ölçümü" adlı araştırma, insanların robot acısıyla empati kurmasına ilişkin ilk fizyolojik kanıtı ortaya koyarken insanlar ve robotlar için duyulan empatideki farka dikkat çekiyor. Ancak Quartz'ın belirttiği gibi, chatbot'ları, sanal asistanları ve makineleri ne kadar insanlaştırırsak, onlara karşı beslediğimiz insani duygular o kadar artıyor. Nesta’nın gerçekleştirdiği araştırma, Birleşik Krallık'ta 18-34 yaş grubunun %26'sının insansı bir robotla seve seve randevuya çıkacağını ortaya koydu. Öte yandan, Jeff Bezos daha önce, Alexa'nın 250.000'in üzerinde evlenme teklifi aldığını açıklamıştı.

Birleşik Krallık'ta 18-34 yaş grubunun %26'sı insansı bir robotla seve seve randevuya çıkabileceğini söylüyor

Gatebox tarafından geliştirilen ve silindir biçiminde bir projeksiyon içine hapsedilmiş olan Aizuma Hikari adlı holografik animasyon kız, "koca" veya "erkek arkadaş" ile sanal olarak iletişim kuruyor. Gerçekte ise iletişim kurduğu kişiler yalnız yaşayan bekar erkekler. Bu robot açıkça "memnun eden kız arkadaş" rolünü oynuyor. Bu örnekte, cinsiyete dayalı ön yargı, küçük bir asistan olarak programlanmış halde tüm açıklığıyla görülüyor.

Yapay zekanın kültürel önemi

Bristol'daki Robot Ethics'ten Profesör Alan Winfield'ın yürüttüğü "Robot toplumlarında yapay kültürün ortaya çıkışı adlı projede bir robot grubunda yeni geleneklerin ortaya çıkabileceği saptandı. Winfield, robotların birbirlerini taklit edebildiğini, ancak bazı kusurların bulunduğunu ve bu konuda daha fazla yenilik yapılması gerektiğini söylüyor. Belki de bir kültürün tanımını yapıyor. Bu bir kültür tanımıysa, yapay zekayı bilişsel açıdan değil, kültürel açıdan anlamamız ve süper zekadan değil, sosyal zekadan söz etmemiz gerekiyor. Yapılacak en iyi şey bu olacaktır.

Yapay zekayı bilişsel açıdan değil kültürel açıdan anlamamız ve süper zekadan değil, sosyal zekadan söz etmemiz gerekiyor

Yapay zekanın dar kalıplı ve stereotip değil, mümkün olduğunca çok yönlü ve zengin olmasını nasıl sağlayabiliriz? Kültürel değerlerimizin en iyi yönlerini yapay zeka dünyasına aktarmanın üç yolu bulunuyor:

1. Kapsayıcı özellikler

Çeşitlilik yalnızca cinsiyetle ilgili değildir; ırk, din ve sosyal sınıf da en az cinsiyet kadar önemlidir. Code2040, özellikle Silikon Vadisi olmak üzere şirketlerin çeşitliliğe daha fazla yatırım yapmasına yardımcı olmak için araçlar ve taktikler sunmaktadır. Code2040 adı, ABD'li vatandaşların büyük bölümünün beyaz değil, birden fazla kültürün mensupları olacağı on yılı temsil ediyor. Code2040'ın kurucusu Laura Weideman Powers, teknoloji şirketlerinde daha kapsayıcı bir kültür oluşturulmasının yalnızca insan kaynakları politikasına uyumluluk meselesi olmadığını, aynı zamanda başarılı bir şirketin günümüzde ihtiyaç duyduğu bir unsur olduğunu düşünüyor. İş gücünde demografik ve son derece radikal değişimler ortaya çıktığı için kapsayıcılık büyüme açısından her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulan bir özellik haline geliyor.

2. Perspektifte çeşitlilik

Çeşitlilik içeren ekipler sorun çözme konusunda daha başarılı. Çeşitliliğin olduğu alanlar daha yenilikçi ve yaratıcıdır. Çeşitlilik ekonomik performansın artmasını sağlayabilir. Fast Company'den Ruth Reader'ın bir yazısında belirttiği gibi: "Son araştırmalar, çeşitlilik içeren ekiplerin yer aldığı iş yerlerinde daha iyi ürünlerin üretildiğini ve daha yüksek kazançların elde edildiğini gösteriyor. Perspektifte çeşitlilik, ortaya daha iyi işlerin çıkmasını sağlıyor." Çeşitlilik içeren ekiplerin performansı neden bu kadar iyi? Grupta yer alan her üye farklıdır. Herkes öğrenme sürecinde daha çok zaman geçirir. "Kabul edilen bilgelik" olmadığından daha fazla soru sorulur, herkes birbirini daha fazla dinler ve daha fazla açıklama yapılır, yani öğrenme süreci daha derinleşir.

3. Çeşitliliği öğrenme

Yapay zekanın çeşitlilikle ilgili sorunlara yol açmak yerine, bu sorunları nasıl çözebileceğini anlayın. Jigsaw, "Perspective" kodu içeren makine öğreniminden yararlanarak internetteki taciz olaylarını önlemek amacıyla bir proje başlattı. Bu kod, sakıncalı kelime öbekleri için ölçüm yaparak, aşağılama ve tacizleri herhangi bir insan moderatörden çok daha hızlı şekilde yakalıyor. Daha sonra, ilgili kişiler bu yorumların kaldırılmasının veya bildirilmesinin gerekli olup olmadığına karar veriyor. Benim en sevdiğim örnek Doberman tarafından geliştirilen Gender EQ uygulaması. Bu uygulama, bir toplantıda yer alan erkek ve kadınların orantısal katkılarını ölçüyor ve söz alarak yaptıkları konuşmaları analiz ediyor. Toplantı sona erdiğinde, katılımcılar konuşmacıların katkılarını gösteren bir rapor alıyor.

Güvenin önündeki engelleri kaldırmak

Çeşitlilik, teknoloji geliştirme alanında amaçlanan eylem olarak ne kadar ağırlık kazanırsa insanlar da teknolojiye o kadar çok güvenecektir. Çeşitlilik, işaretlenecek bir liste öğesi veya uyumluluk şartı değil, yarının teknolojisine yönelik güvenin önündeki engelleri aşmanın anahtarıdır.

Tracey Follows'u Think with Google UK 2017'de izleyin

Twitter: @traceyfutures @ThinkGoogleUK