"İnternet uluslararası iş yapmanın kurallarını baştan yazdı" dersek abartmış olmayız. Şirketler artık yeni pazarları her zaman olduğundan daha hızlı, basit ve ekonomik bir şekilde deneme olanağına sahip. Veriler; perakende, seyahat, içerik ve eğlence sektörleri için e-ticarete dayalı ihracat pazarının değerinin 2020 yılına kadar 45 milyar £ olacağını söylüyor. Tüm sektörlerin bu fırsatı kovalaması halinde bu rakamın kaça çıkacağını bir hayal etsenize. Google İngiltere Ülke Satış Direktörü Peter Fitzgerald, tüm İngiliz işletmelerin e-ticaret fırsatından nasıl yararlanabileceğine ilişkin on ipucu paylaşıyor.

Doğru çevrim içi araçlar ve dijital pazarlama ile, geleneksel işletmeler ve kıdemli İnternet oyuncularından en küçük teşebbüslere herkes e-ticaretin nimetlerinden yararlanabilir. İşte size yeni pazarlara açılmak için birkaç tavsiye:

Hedef pazarları araştırma

  • Mevcut pazar verilerini analiz ederek ürün veya hizmetlerinizin en çok hitap edeceği öncelikli ülkeleri belirleyin. Potansiyel pazarları keşfetmek için Global Pazar Fırsatları Aracı gibi çevrim içi araçlardan yararlanabilirsiniz. Bu araç, dünya genelindeki İnternet arama verilerini kullanarak ülke bazında anahtar kelime aramalarını, teklif tahminlerini ve her bir anahtar kelime için yaşanan rekabeti pazar ve dile göre gösterir.
  • Hedef müşterilerinizin beklentilerini öğrenin ve bunları aşmaya çalışın. Tüketicilerin satın almaya giden yolda İnternet'i nasıl kullandığını anladığınızdan emin olun. Google'ın bir araya getirdiği ihracat araçları tarafından sağlananlar gibi ücretsiz araştırma verileri, anketlere para harcamadan farklı hedef pazarları daha iyi anlamanıza olanak tanır.

İşletmenizi uyarlama

  • Yeni pazarlar için "önce dijital" modelini benimseyin. İngiltere'deki operasyonlarınız için çok kanallı perakende stratejisi izliyor olsanız bile bu modele bağlı kalın. E-ticaret oyuncularının daha karmaşık olan karma bir teklifle tüketicilerin karşısına çıkmak yerine e-ticaret konusunda daha sade bir yaklaşım izlemeleri, çok daha hızlı bir şekilde uluslararası hale gelmelerini sağlar. Örneğin, global lüks moda perakendecisi Matchesfashion.com, gerçek mekanda faaliyet gösteren bir perakendeci olarak yola çıkmıştır. Daha sonra ise dijital varlığını büyütüp tüm platformları tek bir marka altında toplayarak uluslararası potansiyeline ulaşmıştır.
  • Uluslararası ihracata odaklanan özel ve dinamik bir ekip oluşturun. Bu ekip ayrı bir tüzel kişi olarak hızlı ve özerk bir şekilde faaliyet gösterebilirse söz konusu pazarlarla ilgili daha uygun kararlar alınır. Böylece, projelerin daha kısa sürede ve daha sorunsuz bir biçimde gelişmesi sağlanır.
  • Üst düzey yetkilere sahip bir ihracat uzmanı atayın. Bu kişi, özel ekiple birlikte çalışarak işletmenin geri kalanına ihracatı stratejik bir öncelik olarak benimsetebilir. Bu; işletme bünyesinde ürünler, fiyatlandırma ve pazarlama gibi alanlarla ilgili üst düzey kararlar alınırken olası uluslararası etkinin hesaba katılmasını sağlar.

Pazar uygunluğu ve performansı için yerelleştirme

  • Yurt dışındaki müşterilerle ilgili olarak önsezilerinizle hareket etmeyin. Bunun yerine, değişen tüketici davranışını anlamak için analiz araçları ve analist araştırmalarından yararlanın. Bu sayede; siteniz, ürünleriniz, pazarlamanız veya fiyatlandırmanızda gerekli uyarlamaları yaparken aynı zamanda pazardaki değişikliklerin nabzını da tutabilirsiniz. Lüks moda perakendecisi Ralph Lauren, farklı ülkelerin İnternet'ten nasıl alışveriş yaptıklarını anlayarak ve teklifini buna göre uyarlayarak alaka düzeyini global anlamda korumuş ve bu yaklaşımın harika bir örneğini ortaya koymuştur.
  • Web sitenizi farklı diller ve para birimleri için yerelleştirmenizi sağlayan araçlardan yararlanın. Örneğin İngiltere'nin en büyük bağımsız çevrim içi güzellik ürünleri perakendecisi Beautybay.com, web sitesini deniz aşırı ülkelerdeki tüketiciler için 80 dile çevirmek üzere Google'ın ücretsiz çeviri aracını kullanmıştır.

Ancak, şunları da unutmayın:

  • Yalnızca müşteriler için önemli olduğunda yerelleştirme yoluna gidin. Bazı pazarlar için yerelleştirme ihtiyacı daha azdır. Örneğin Hollandalıların %87'si İngilizce bildiği için, sitenizi bu kitlenin diline çevirmeniz gerekmeyebilir. Öte yandan, Polonyalıların %95'i Lehçe siteleri tercih etmektedir. Farklı pazarların yerel tercihleriyle ilgili daha fazla analiz için İşletme İhracat Haritamıza göz atın.

Yeni pazarlarla etkileşim

  • Kendinizi sınırlamayın. "Erken kalkan yol alır" ilkesi, işletmenizin başarısı için önemlidir. Bu nedenle, teklifinizi birkaç farklı pazarda hızlı bir şekilde test etmekten çekinmeyin. E-ticarete atılmanın maliyeti, gerçek mekanda faaliyet gösteren geleneksel bir işletme kurmanın maliyetinden çok daha düşüktür. E-ticarette yerel personel istihdamı, ofis tutma ve satış mekanları kiralama gibi zorunluluklardan kaynaklanan harcamalarla karşılaşmayacağınız için, önünüzde denemeler yapmak için daha fazla alan vardır.
  • Son olarak, kitlenizi hedeflemek için farklı dijital pazarlama kanallarını kullanın. E-ticaretteki varlığınızı oluşturmanızla birlikte müşterilerin size yöneleceğini düşünmeyin. Global anlamda ölçeklendirme, test etme ve genişleme için dijital pazarlama hayati önemdedir.