3 adımda tasarım odaklı düşünme: İnovasyon kültürü oluşturma

Dr. Frederik G. Pferdt / Aralık 2019 / Kullanıcı Deneyimi & Dizayn

Bu eğitici makalenin ilk versiyonu ücretsiz Primer uygulamasında yer almıştır.

Fikirlerin nereden geleceği belli olmaz ve herkeste yaratıcı bir yön vardır.

Bu inanış, karmaşık sorunları çözmek için yaratıcılık ve yapıyı bir araya getiren tasarım odaklı düşünme uygulamasının özünü oluşturuyor. Tasarım odaklı düşünme, Google olarak inovasyon kültürü geliştirmemize yardımcı olmanın dışında, ekiplerimizin yaratıcı ve etkili bir şekilde fikir oluşturup test etmesine olanak tanıyor. Ekiplerimiz, uzaktaki topluluklara internet erişimi götürmek üzere çabalarken de potansiyel çalışanlarla iş görüşmesi yapmak için yeni yöntemler geliştirirken de bu olanaktan yararlanıyor.

Tasarım odaklı düşünme, kişileri belirli bir düşünme tarzı benimsemeye ve uygulamaya sevk ederek onların yenilik üretme kapasitelerini artırıyor. Tasarım odaklı düşünme yoluyla geliştirilen beceriler daha sonra çeşitli şekillerde uygulanabilir. Fikirleri test etmeye yönelik, hızlı prototip oluşturma içeren bir süreç olan tasarım sprinti bunlardan biri.

Peki tasarım odaklı düşünmeyi kullanmaya nasıl başlarsınız? Bir dahaki sefere sorun çözmeniz gerektiğinde, tasarım odaklı düşünmenin üç temel ilkesine yoğunlaşarak ekibinizin yaratıcılık kapasitesini artırabilirsiniz. Bu ilkeler 3 E (empathy: empati, expansive thinking: geniş düşünme, experimentation: deneme) olarak da bilinir.

Tasarım odaklı düşünmenin üç temel ilkesi

3 adımda tasarım odaklı düşünme: İnovasyon kültürü oluşturma

Empati

Yenilikçi bir ürün veya hizmet oluşturmak harika bir şeydir. İnsanlara faydası olmayan bir şey oluşturmanın ise pek bir anlamı yoktur. İşte bu nedenle ilk odaklanmanız gereken kullanıcılarınızdır. Kullanıcılarınızla empati kurabildiğiniz, onların ihtiyaç, his ve motivasyonlarından ilham alabildiğiniz zaman, ekibiniz gerçek sorunlara anlamlı çözümler bulabilir.

Her fikir üretme çalışmasına, ürün veya hizmetinizi kullanacak kişilerle konuşarak başlayın. Mümkünse bu kişilerle doğrudan iletişime geçin. 2000'lerin ortalarında, Google altı ila dokuz ay süren işe alım sürecini yeniden değerlendirdi. Bu yeniden değerlendirme kapsamında, "başından Google ile kötü bir iş görüşmesi deneyimi geçen herkesin hikayesine" kulak verildi. Google'ın İK ekibi, iş görüşmesi yapılan adaylarla empati kurarak, Google'ın işe alım sürecini önemli ölçüde kısaltmaya ve aday deneyimini genel anlamda iyileştirmeye yönelik etkili fikirler üretmeyi başardı.

Geniş düşünme

Beyin fırtınası olarak da bilinen geniş düşünme, tamamen bir sorunu çözmek veya bir durumu iyileştirmek için birden fazla yol bulmayla ilgili. Tek bir mükemmel çözüm düşünmeye çalışmak yerine, birden fazla olası çözüme ulaşmak için sorununuzu yeniden tanımlamayı veya akla gelebilecek tüm açılardan ele almayı deneyin. Ekibinizin bulduğu çözümlerin çoğunun sonuçta bir işe yaramayacak olmasının üzerinde durmayın.

Beyin fırtınasına başlamak için, ekibinizin önüne mevcut durumdan sadece %10 değil, 10 kat daha iyi fikirler bulmalarını gerektiren bir zorluk koyun. Esasında, büyük ama çok büyük düşünmek size radikal yeni fikirler sağlayabilir.

Bir Google ekibi, dünyanın dört bir yanında internete erişimi olmayan topluluklara internet hizmeti sunmayı amaçlayan (ve şu anda bir Alphabet yan kuruluşu olan) Loon girişimi üzerinde çalışırken bu 10 katını düşünme yaklaşımını uyguladı. Bu, onları daha fazla fiber hattı çekmek gibi kısır çözümlerden kelimenin tam anlamıyla yenilikçi bir çözüme ulaştırdı: İnternet bağlantısı sunmak için uzaya yakın gezinen bir balon ağından yararlanmak.

Deneme

Elinizde bir fikir listesi olduğunda, hangi fikirlerin işe yaradığını ve hangilerinin yaramadığını hızlı bir şekilde öğrenmeniz gerekecek. Denemeye veya prototip oluşturmaya başladığınız nokta burası.

Prototip oluşturma aşamasında, fikrinizin bir ilk versiyonunu çıkarın ve nelerin işe yaradığını öğrenmek için bunu küçük bir grup üzerinde test edin. Ardından, fikrinizi devam ettirmenin mi, çöpe atmanın mı, yoksa ince ayarlarla iyileştirmenin mi mantıklı olduğuna karar vermek için veri toplayın.

Nasıl prototip oluşturmak istediğinize projeye göre karar verin. Örneğin, bir ürünü piyasaya sürmeden önce dahili olarak test edebilirsiniz ya da yeni bir hizmeti genel kullanıma sunmadan önce Beta sürümünde yayınlayarak şirket dışındaki kişilerden geri bildirim alabilirsiniz. 2014 yılında, Google Primer ekibi eğitim amaçlı uygulamalarının sadeleştirilmiş Beta sürümünü yayınladı. Bu sürümde yalnızca daha sonra belirli kullanıcılarla test ettikleri 12 ders yer alıyor. Ekip, bu sayede uygulamanın hem kullanıcı deneyimini hem de içeriğini iyileştirdi ve Primer uygulamasının bir yıl sonraki resmi lansmanına hazırlanma fırsatı buldu.

Tasarım odaklı düşünme herkesin istifade edebileceği yenilikçi bir sorun çözme yöntemi. Kullanıcılarınızla empati kurarak, geniş düşünerek ve fikirlerinizi deneyerek ekibinizle ortak yaratıcılığınızın gücünden yararlanabilirsiniz.

Dijital Reklamcılık Tarihiyle İlgili Bilmediğiniz 5 Şey