‘Yakınımda’ ifadesi yalnızca gideceğimiz yeri değil, ihtiyacımız olanı da bulmamıza yardım ediyor

Lisa Gevelber Mayıs 2018 Arama, Mobil

Google Amerika Kıtası Pazarlama Departmanı Başkan Yardımcısı Lisa Gevelber, “yakınımda” ifadesi içeren aramaların neden artık yalnızca mekanları değil, zamanı ve nesneleri de kapsadığını açıklıyor.

İnsanların, kullandıkları teknolojiyi ihtiyaçlarına nasıl uyarladığını görmek beni sürekli şaşırtıyor.

Reklamcılar için önemli bir bilgi olduğundan, “yakınımda” arama ifadesinin kullanımı hakkında daha önceden yazmıştım. İnsanlar yakınlarındaki bir şeyi arıyorlarsa bu, oldukça güçlü bir niyetin işaretidir. Geçtiğimiz yıl, akıllı telefon kullanıcılarının yerel aramalardan posta kodları ve mahalleler gibi konum niteleyicileri kullandıklarını fark ettik. Neden mi? Çünkü cihazları sayesinde sonuçların, konumları ile otomatikman alakalı olacağını düşünüyorlar.

İnsanlar, arama teknolojisindeki ilerlemelere uyum sağlamaya devam ediyorlar. Satın alma niyetinin belirgin bir örneğini görmek istiyorsanız, “alabilir miyim” veya “almak” ifadelerinin değişkenlerini içeren “yakınımda” ifadeli mobil aramalar, son iki yılda %500'ün üzerinde artış gösterdi. Bu ifadelere “En yakın nereden pul alabilirim”, “En yakın fırça alınacak yerler” veya “yakınımdaki plak alınacak yerler” gibi ifadeler dahil.1

Evolution of near me-TR1

“Yakınımda” ifadesi, artık yalnızca belirli bir yeri bulmak amacını taşımıyor. Artık belirli bir şeyi, belirli bir alanda ve belirli bir zaman aralığında bulmakla ilgili.

İhtiyacım olan o şey

Dürüst olalım. Söz konusu alışveriş olduğunda, aramaya nadiren aklımızda bir şey olmadan başlarız. Fikir veya ilham arıyor olabiliriz. Bunun yerine, tüm dikkatimizi bir şeyin maliyetine verebiliriz. Bazen neye ihtiyacımız olduğunu tam olarak biliriz, ancak bunu nerede elde edeceğimizden pek emin değilizdir.

İnsanlar, artık arama teknolojisinin, ihtiyaç duydukları şeyleri alabilecekleri yerleri kendi bölgelerinde bulmasını bekliyorlar. Daha bilinçli hale gelen müşteri, değerli vaktini artık şehir etrafında birden fazla mağazaya giderek harcamak istemiyor.

“Yakınımda” ifadesi içeren aramaları, “yakınımdaki restoranlar” veya “yakınımdaki benzin istasyonları” gibi ifadelerle ilişkilendirebilirsiniz. Ancak, “yakınımdaki kovboy çizmeleri” ifadesinden “yakınımda cilt bakımı yapan yerler” ve “yakınımda tarhun otu satan yerler” ifadelerine kadar, son derece net belirlenmiş ürünler için “yakınımda” ifadesi içeren aramalarda artış görüyoruz.

İşte birkaç örnek daha. Son iki yılda şunları gördük:

Evolution of near me-TR2

Tam burada ve şimdi

Söz konusu bir kavanoz baharat veya restoran olsun, günümüzün sabırsız tüketicileri, istedikleri şeyleri onlara ihtiyaç duydukları anda istemekte. O an da genelde “şimdi.”

Bu sabırsızlık hakkında daha önce de yazmıştım. O anda yapılan seyahat planlarından “şimdi açık” işletmelere ve aynı gün gönderime kadar insanlar, arama motorunu acil ihtiyaçlarına yanıt bulmak için kullanıyorlar. Bu zaman hassasiyetini de yereli bulma niyeti ile gittikçe daha çok bir arada görüyoruz.

Son iki yılda şunları gördük:

  • “Şu an yakınımdaki ___” ifadesinin (örneğin, “şu an yakınımdaki yemek,” “şu an yakınımdaki benzin istasyonu” ve “yakınımdaki şu an açık teslimat”) kullanıldığı mobil aramalarda %150+ artış.2
  • “Bugün/bu gece yakınımdaki___” ifadesinin (örneğin, “bugün yakınımdaki açık evler,” “bu gece yakınımdaki ucuz oteller” ve “bugün yakınımda oynayan filmler”) kullanıldığı mobil aramalarda %900+ artış.3
  • “Şu an” + “yakınımdaki” + “açık” ifadelerinin (örneğin, “şu an yakınımdaki açık restoranlar,” “şu an yakınımdaki açık mağazalar” ve “şu an yakınımdaki açık eczaneler”) kullanıldığı mobil aramalarda %200+ artış.4

“Şu an yakınımdaki” ifadesi içeren aramalardaki artış

Evolution of near me-TR3

İnsanların tam olarak istedikleri şeyleri tam istedikleri anda bulma beklentisinin arttığı görünen bir gerçek.

Muhtemelen siz de bu tür aramalar yaptınız. “Şu an yakınımdaki açık” gibi bir ifade yazdığınızda görmek istediğiniz şey, alakalı bilgileri yutan ve yavaş açılan bir web sitesi değil; saat, belirli bir nokta ve mevcut olan envanterdir.

İnsanlara aradıkları yanıtları olabildiğince çabuk vermek pazarlamacıların görevidir. Fırsat ise, bunu başararak onların dikkatini çekmek ve satışı tamamlamaktır.

"Bunu istiyorum" diyen tüketiciler gerçekle karşılaşınca, internette arama yapmaya başlıyor