Akıllı telefonlar ve artırılmış gerçeklik, dünyayı keşfetme şeklimizi nasıl değiştiriyor?

Alana Vieira / Şubat 2020

Hedef kitlemiz üç boyutlu görsel deneyimlere ilgi gösterse bile, pazarlama uzmanları olarak genellikle anahtar kelimeleri, metni ve harekete geçirici mesajları iyileştirmeye odaklanıyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, markalar artık potansiyel müşterilerinin nelerle ilgilendiğini tam olarak öğrenme ve buna göre hareket etme şansına sahip.

Google'da Director of Product Management rolündeki Jennifer Liu, "Akıllı telefon kameralarının işlevsellikte yeni bir çağı başlatmasıyla, web dünyası gitgide daha görsel ve üç boyutlu bir hal alıyor," diyor.

Görmek genellikle anlamaya eş değer

İster güneş sistemi hakkında bilgi ediniyor ister eviniz için yeni renk şemaları seçiyor olun, görmek genellikle anlamaya eş değer oluyor. Bilgisayar görüşü ve artırılmış gerçeklik (AR) sayesinde, kamera çevrenizdeki dünyayı anlamanıza yardımcı olan güçlü bir görsel araç haline geldi.

Fiziksel dünyaya dijital bilgiler ve içerikler yerleştirmek için telefonunuzun kamerasını kullanan AR teknolojisine muhtemelen aşinasınızdır. Odanıza mobilya gibi 3D nesneler yerleştiren bir uygulama kullandıysanız veya selfie'nize özel efekt eklediyseniz AR'den yararlanmışsınızdır.

Artık akıllı telefonlarla çevremizi keşfedebiliyor ve hatta yeni şeyler öğrenebiliyoruz. Bu, markaların müşteri deneyimlerini baştan tasarlaması ve rakipleri arasından sıyrılması için inanılmaz bir fırsat. MAC Cosmetics örneğine bakalım. Bu güzellik markası, kullanıcıların akıllı telefonla ruj renklerini sanal olarak deneyebilmesi için FameBit by YouTube iş birliğiyle YouTube'da pilot bir proje başlattı.

Kimi AR deneyimleri de akıllı telefonunuzun kamerasıyla dış dünyadan metin ve resimleri alıp onlarla daha ilginç bir şekilde etkileşime girmenizi sağlıyor. Örneğin, yabancı dildeki bir restoran menüsünü anında kendi dilinize çevirebilir veya gördüğünüz bir resmin adını ve kime ait olduğunu öğrenebilirsiniz.

Gördüğünüzü arayın

Günümüzde AR teknolojisi, fiziksel dünyamıza sanal içerikler veya eğlenceli filtreler eklemekten çok daha fazlasını yapabiliyor. AR sayesinde, cihazlarımız dünyayı tıpkı bizim gibi, yani görsel ve üç boyutlu olarak algılayabiliyor. Kamera yalnızca gerçekliğimizi değiştirmekle kalmıyor. Aynı zamanda gerçekliği anlıyor ve elde ettiği alakalı bilgileri, çevremizdeki dünyaya uygun şekilde bize geri iletiyor.

Bu teknolojinin, kullanıcıların arama yapma şekli üzerinde çok büyük bir etkisi var. Liu, "Arama yapmak, artık metin girip karşınızda web sitesi önerileri görmekten ibaret değil."

Arama gitgide daha görsel bir deneyime dönüşüyor ve kullanıcıların, akıllı telefon kamerasıyla çevrelerine dair daha fazla bilgi edinmesini sağlıyor. Arkadaşınızın giysilerini beğendiğinizi, ancak kelimelerle anlatmakta zorlandığınızı varsayalım. Bunun için Google Lens'i deneyebilirsiniz. Bu teknoloji, taranan nesneleri tanımlamak, bunlarla alakalı bilgiler sunmak ve hatta internetten stil önerileri almak için şimdiye kadar bir milyardan fazla kez kullanıldı.1

Fiziksel dünyada gördüğünüz şeylerle alakalı sorularınız (ör. "Bu işaret ne anlama geliyor?" veya "Bu tatlı yavru köpek hangi cins?") olduğunda da, Lens hem yanıtları gerçek dünyada gerekli yerlere yerleştirebiliyor hem de en gerekli olduğu durumlarda size bilgi verebiliyor.

Akıllı telefonlar ve artırılmış gerçeklik, dünyayı görme ve çevremizle etkileşime girme şeklimizi nasıl değiştiriyor?

Bir trendden daha fazlası

Görsel arama ve AR, son zamanlarda popüler olsa da gelip geçici bir trend değil. Kullanıcılar, bu teknolojinin onlara her türlü konuda yardımcı olabileceğini keşfetmeye başladı. Google'ın yakın zamanda yaptığı bir ankete göre her 10 kişiden 6'sı, ürünlerin hayatlarının neresinde ve nasıl bir yer edineceğini görebilmek istiyor.2 Örneğin, araç satın almak isteyenler artık özel tasarlanmış bir aracın 3D görüntüsünü kendi garaj yollarına yansıtabiliyor ve bayiye gitmeden önce fikir edinebiliyor.

Her 3 kişiden 2'si de alışveriş sırasında AR'den yardım almak isteyebileceğini söylüyor.3 New Balance, sunduğu spor ayakkabılarının 3D modellerini oluşturarak bunları web sitesine, arama reklamlarına ve tam boy görüntülü reklamlarına entegre etti. Bu modeller sayesinde müşteriler ayakkabıları yakından ve birçok farklı açıdan görebiliyor. Aynı zamanda ayakkabıları giysileriyle yan yana getirip parçaların uyumlu olup olmadığını anlayabiliyorlar.

Akıllı telefonlar ve artırılmış gerçeklik, dünyayı görme ve çevremizle etkileşime girme şeklimizi nasıl değiştiriyor?

Liu, "Birçok müşteri için bu, neredeyse ürünü doğrudan kendi evlerinde görmeye eş değer."

MAC'ın ruj deneme pilot projesi, buna iyi bir örnek. 12 YouTube içerik üreticisiyle birlikte çalışılan bu kampanya süresince video izleyicileri, rujları sanal olarak deneyerek ortalama 45 saniye geçirdi. Ruj renkleri toplamda 4,3 milyondan fazla kez denenmiş oldu. Bu içerik üretici kampanyası, kullanıcıların rujları sanal olarak denemesini sağlamakla kalmadı. MAC aynı zamanda mağaza tıklama oranında %1,81 artış elde etti. Liu, "Güzellik söz konusu olunca, AR artık yeni bir şey değil, herkesin kullanması gereken bir teknoloji," diyor.

Bu teknoloji yardımıyla markaların dikkat çekmesi, potansiyel müşterilerine bilgi vermesi, satın alma yolculuğunu hızlandırması ve en nihayetinde etkileşimi artırması mümkün. Liu, "Teknolojinin gelişmeye devam etmesi ve kullanım oranlarının artmasıyla birlikte, AR yakında internette evrensel bir dil haline gelecek. Bunun en güzel tarafı da markaların tüketicilere etkileyici ve faydalı deneyimler sunmak için sınırları nasıl zorladığını görmek olacak," diyor.

Herkes için tek tip içerik zamanı geçmişte kaldı: L’Oréal bütüncül bir yaklaşım benimseyerek nasıl fark yarattı?