YouTube'un spor taraftarlığını olumlu yönde değiştirmesini sağlayan 8 yol

Temmuz 2018 Video, Spor

Spor kahramanlarıyla taraftarlar arasındaki eski ilişki, teknoloji sayesinde son yıllarda hızlı bir değişime uğradı. Hem taraftarların hem de kulüplerin yayıncılara dönüşerek kahramanların normal insanlar gibi görünmesinde, niş sporlara daha fazla erişim sağlanmasında, kadın sporlarının daha görünür olmasında ve sporla ilgili gelişmelere daha fazla yer verilmesinde özellikle online videolar ve YouTube büyük rol oynadı.

Spor, biz sıradan ölümlü taraftarların umutlarını bağladığı ve şükran borcumuzu bilet parasıyla ödediğimiz efsanevi karakterler olan modern kahramanların sahnesidir. Uzak durup Titanların çarpışmasını izlediğimiz yeni bir Olimpos Dağı'dır âdeta.

Ancak kahraman ile taraftar arasındaki bu eski ilişki, son on yılda hızlı bir değişime uğradı. Aralarındaki mesafeyi kapatan yeni teknolojiler sayesinde yıldız sporcular normal insanlar gibi resmedilmeye ve taraftarlar ise sıkça kahramanlık rolünü üstlenmeye başladı.

İster Dünya Kupası ister Kış Olimpiyat Oyunları olsun, spora bakışımız bundan böyle tribünlerle sınırlı değil, artık tüm açılardan izleyebiliyoruz ve YouTube bu değişimde başrol oynuyor.

Platformun, oyunu nasıl değiştirdiğini ele almak amacıyla, konuya hâkim YouTube içerik üreticileri, önde gelen kulüplerin marka yöneticileri ve spor içerikleri konusundaki fikir liderlerinden oluşan bir ekibi bir araya getirdik.

1. Kadın sporlarını öne çıkarıyor

Uzun bir süredir geleneksel kanallarda göz ardı edilen kadın sporları, YouTube'da daha eşit şartlarda mücadele ediyor. 

Paris Saint-Germain Futbol Kulübü'nün Dijital Direktörü Russell Stopford'a göre, "Kadın futbolunun YouTube'da canlı yayınlanması, perde arkasından içeriklerin sergilenebileceği bir platformun varlığı ve önde gelen kadın takımlarının çok daha fazla yayınlanması sayesinde profesyonel, amatör ve katılımcı kadın sporlarına yönelik ilgiyi hızla artırıyor."

İstatistikler Stopford'ın sözlerini destekliyor: Nielsen'ın araştırmasına göre geçtiğimiz yıl UEFA Kadınlar Avrupa Kupası'nı (Temmuz-Ağustos 2017) 149,5 milyon kişi izledi1. Kadın tenis oyunları, dijital videolar aracılığıyla dünya genelinde gitgide büyüyen bir taraftar kitlesini kendine çekiyor: Roland Garros 2017'de Jelena Ostapenko’nun Simona Halep karşısında aldığı galibiyetin özeti turnuvanın YouTube kanalında 771,000'den fazla kez izlendi. Bu, izlenme sayısının geçen yılın özetine göre %58 arttığı anlamına geliyor.2

2. Taraftarların, soyunma odasına girmesini sağlıyor

İzleyicilerin online videolara dolaysız yoldan ulaşabilmesi pistlerin, kortların veya sahaların çok daha ötesine erişmenin yolunu açtı ve soyunma odasından, hatta daha bilinmez alanlardan hikâyeler, bilgiler ve perspektifler sundu. 

Berberlik hünerlerini sergileyebileceği platformu YouTube'da bulan FC Internazionale Milano orta saha oyuncusu Radja Nainggolan veya şimdi diğer yıldızların kendi YouTube kanallarını başlatmasına yardımcı olan Kevin Durant’in evinden yaptığı samimi canlı yayınlar, gerçekleşmekte olan değişimin mükemmel birer göstergesi.

“1,5 milyon YouTube abonesi bulunan küresel bir futbol medya işletmesi olan Copa90'ın Başkanı James Kirkham'a göre, "Taraftarlar oyunculara, yeteneklere ve kulüplere tam anlamıyla erişebilmek istiyor. Yıldız sporcuların yalnızca duvarınızdaki posterlerde görülen uzak varlıklar olduğu dönem geride kaldı. Artık onların kişiliklerini dört boyutlu olarak görmek ve onlarla sosyal etkileşim kurmak istiyorlar."

"Bunu anlayan markalar kazanıyor. Anlamayanlar ve yetenekli isimlerini yalnızca 30 yıl önce kabul gören şekilde kullananlarsa treni kaçıracaklar."

3. Spor kulüplerini yayıncılara dönüştürüyor

Spor kulüpleri marka değil de nedir? Büyüklü küçüklü kulüpler tıpkı diğer birçok sektördeki benzerleri gibi artık kimliklerini güçlendiriyor ve videolar aracılığıyla taraftar çekiyor.

Geçen yıl Manchester City 1 milyon YouTube abonesine sahip olan ilk İngiltere Premier Ligi takımı oldu.3 Şu anda 1 milyon izlenme sayısını aşan 57 videosu var. Bu istatistik, kulübün başlı başına bir yayıncı olduğunu ve geleneksel yayıncılara bel bağlamaksızın taraftarlarla doğrudan etkileşim kurabildiğini ortaya koyuyor.4 Bu, sporun her türünde görülebilen bir trend.

Şu anda 142'ncisi düzenlenen Wimbledon Turnuvası'nı organize eden AELTC şirketinin İletişim Başkanı Alexandra Willis'e göre, "Dünyanın en büyük video arama motorunda içerik yayınlayabilmek, spora olan erişim açısından muazzam faydalar barındırıyor. Çeşitlilik de kesinlikle artıyor. Geleneksel, dikkatle hazırlanmış, analitik özet paketlerinin hâlâ bir yeri varsa da bunların kısa ve etkili kliplerle, çekim hatalarıyla ve kısa röportajlarla aynı düzlemde bulunmaları mümkün."

4. Hiç olmadığı kadar kapsamlı içerik sunulmasına olanak tanıyor

Spor gelişmelerinin geleneksel sunuluş biçimi çoğu zaman sabitti: Basın açıklaması, canlı yayın, kanepede oturup hararetli bir şekilde konuşan eski profesyoneller. Online videolar bu modeli tanınmaz hâle getirdi. Bu serüvenin ana yönlendiricileri artık düşünülmüş detaylar ve kişisel içerikler oldu.

Örneğin Manchester United ile ilgili her şeyi konu alan ve 436.000 aboneye sahip Full Time Devils adlı bir taraftar kanalı,5 taktik üzerine geleneksel spor medyasında mümkün olmayacak kadar ayrıntılı sohbetlere yer veriyor. Kanal, kısa bir süre önce teknik direktör Jose Mourinho'nun hangi formasyonu oynatması gerektiğiyle ilgili 52 dakikalık ayrıntılı bir taraftar sohbeti gerçekleştirdi.6 

Çok sayıda büyük spor kanalına analiz sağlayan Tubular Labs'in Avrupa, Orta Doğu, Afrika'dan (EMEA) sorumlu Başkan Yardımcısı Denis Crushell'a göre, "YouTube'da ne tür içerikler görmek istediğine kitlenin kendisi karar veriyor. Futbol gibi konuların deneysel ve yaratıcı bir şekilde işlendiğine tanık oluyoruz. Mizah ne kadar önemli bir unsursa, önceden yazılmamış uzun sohbetler de öyle. Ancak taraftarların sorunlarının kapsayıcı bir şekilde, belgesel tarzında incelendiği profesyonel içerikler de eşit oranda büyüme gösteriyor."

5. Taraftarların sunduğu, taraftarlara yönelik içerikler barındırıyor

Tribünlerden bağırabilirsiniz veya taraftarların her zaman telefonla bağlandığı bir radyo programında takımınızın performansını eleştirebilirsiniz. Ancak bunlar, bugün sosyal medya kanallarının ve online videoların etkisini ve gücünü taşımaz.

The Guardian Sport'tan Michael Butler'a göre, “Asıl heyecan verici olan şey, taraftarların çok az veya sıfır bütçeyle video platformları aracılığıyla sesini duyurabilmesi. YouTube'a yüklediğiniz bir tezahürat, bir sonraki hafta tribünlerde söylenebiliyor. Bunun en iyi örneği büyük yankı yaratan Mo Salah tezahüratı.” (Söz konusu video, 2,7 milyon kez izlenen bir İrlandalı komedyen ve Liverpool taraftarı.)7

Tubular Labs'den Denis Crushell aynı fikirde: "Arsenal Fan TV, True Geordie veya Full Time Devils gibi sevilen taraftar kanallarının büyüklüğü sadece YouTube ile sınırlı değil, aynı zamanda futbolda ve medyada da etkileri yüksek. Ayda 20 milyondan fazla izlenme elde edebiliyorlar ve içeriklerin çoğunda taraftarlar birbirleriyle etkileşim kuruyor."

6.  İzleme deneyiminin iplerini taraftarların eline veriyor

Belki de en radikal değişimlerden biri, spor "izlemenin" daha sosyal, daha kapsayıcı ve daha etkileşimli hâle gelmesi.

Google ve Ipsos Connect'in yürüttüğü aydınlatıcı bir araştırma, spor izleyicilerinin %80'inin canlı spor karşılaşmalarını izlerken oyuncu istatistiklerini araştırmak, diğer taraftarlarla mesajlaşmak ve ilgili videoları izlemek amacıyla bilgisayar veya akıllı telefon kullandığını ortaya çıkardı.8

Oluşturduğu spor içeriklerini dünya çapında dağıtan bir şirket olan Whistle Sports'un Uluslararası Pazarlama Direktörü Jeff Nathenson'a göre, "Bir spor taraftarıysanız bu hep aklınızdadır, her zaman sohbetin bir parçası olur."

"Eskiden geleneksel yayıncıların program yapmasını beklerdiniz, şimdiyse YouTube gibi sosyal platformlar sayesinde telefonunuz her açtığınızda takımınızla veya başka bir sporu yapan dilediğiniz bir oyuncuyla bağlantı kurup etkileşime geçme ve bu diyaloğa yaratıcı bir şekilde katkıda bulunma şansına sahipsiniz."

7. Tüm sporları eşit hâle getiriyor

Aktif ve etkileşim kurmayı seven taraftarların ne izleyeceklerine karar verdiği bir ortam olan YouTube aracılığıyla, görünürde en niş sporlar bile büyük kitlelere sahip oldu. 

Güzel Bir Örnek: The Lacrosse Network. 2014 yılında Whistle Sports tarafından satın alındığında yalnızca 2.000 abonesi vardı. Şimdiyse özetler, komedi skeçleri ve oyunculara eşi benzeri görülmemiş bir düzeyde erişim imkanı sunması sayesinde abone sayısı 141.000'e ulaştı.9

Whistle Sports'tan Jeff Nathenson'a göre, “YouTube ve benzeri platformlar herkesin sesi oluyor. Bu, enfes bir şey. Hiçbir topluluk önemsiz değil. Herkes aynı değere sahip, herkes eşit şekilde sunuluyor ve herkes aynı başarı şansına sahip. Marjinal şeyleri bulup keşfetmekten zevk almak platformun tabiatında var."

8. Katılıma teşvik ediyor

Daha aktif olmaları, taraftar toplulukları oluşturmaları ve yeni beceriler bulup geliştirmeleri için taraftarlara güven veren YouTube, dünya genelinde geleceğin sporcularına bir sıçrama tahtası sağlıyor.

Pyeongchang'daki 2018 Kış Olimpiyat Oyunları'nda Adam "AJ" Edelman, yalnızca dört yıllık bir spor geçmişine sahip olmasına ve koçu olmamasına rağmen İsrail takımına girmeyi başardı. Bunun yerine, gerekli becerilerini geliştirebilmek için saatlerce YouTube videosu izlemişti.10

Bu, dünyanın en büyük spor markalarının da gözünden kaçmayan bir avantaj.

FIH'den Chris Neilson, "Stratejimiz kapsamında, hokey izleyen ve bu sporla etkileşim kuran insanların sayısını artırmayı amaçlıyoruz," diyor.  "YouTube bunu yapmamıza ve yeni taraftarlarla temas kurmamıza fırsat tanımakla kalmayıp aynı zamanda sporu taraftarlar düzeyine çekmemize de olanak tanıyarak hokey hikâyesinin tüm dünyada anlatılmasını ve yeni neslin dikkatini yalnızca taraftar olarak değil, oyuncu olarak da bu spora çekilmesini sağladı." 

Bu anlatılanlar spor içeriklerinin sunulmasında, bunlara erişimde ve taraftar gücünde bir devrim anlamına geliyor. Videoların yayıncı ve izleyici arasında oluşturduğu eşsiz ilişki ise bu devrimin öncü gücü. İçerik izlemek için YouTube'u birinci adresi hâline getiren aktif, etkileşime geçmeyi seven spor kitlesiyse farklı kılan yönü. Kahramanlarla taraftarlar birbirine hiç olmadığı kadar yakınlaşmışken, önümüzdeki tek yol bizi Olimpos'un zirvesine kadar çıkaracak gibi görünüyor. Oyun başlasın.

World Cup’ın en büyük tribününün Google ve YouTube olduğunu biliyor muydunuz?