Antonio Ibáñez, Deloitte Digital'da iş ortağıdır. 20 yılı aşkın deneyime sahip olan David, perakende ve tüketici sektörlerinde dijital dönüşüm ve ticari strateji konularında uzmanlaşmıştır. Önde gelen şirketler için dijital pazarlama ve çok kanallı müşteri deneyimi projelerine liderlik ediyor.
E-ticaret moda sektörünün 2030'a kadar %70 büyümesi ve Almanya, Belçika, Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Polonya ve Türkiye'de 233 milyar dolarlık bir değere ulaşması öngörülüyor.1 Deloitte Analytics'e göre bu büyüme, 2025'te %24 olan online satışların 2030'da bu ülkelerdeki toplam moda gelirinin %30'unu oluşturacağı anlamına geliyor.2
Moda perakendecileri için ortam son yıllarda hızlı moda oyuncularının yükselişi ve pandeminin kalıcı etkisiyle şekillenmiş olsa da, pazarlamacıların ortaya çıkan eğilimleri öngörmek için stratejilerini değiştirmeleri gerekecek.
Google işbirliğiyle yürüttüğümüz yeni araştırmamız, moda sektörünün önümüzdeki beş yıl içindeki gerçek gelişimini ortaya çıkardı. Bu ödülden pay almak için rakiplerinizin bakmadığı yerlere bakmanız gerekir.
Online moda satışlarının 2030'a kadar toplam gelirin %30'unu oluşturması bekleniyor
Güçlü büyüme motorlarını keşfetme
Kadın giyim, baskın alt sektör olmaya devam edecek. Ancak radarın altında kalan iki kategori, büyüme için en umut verici motorlar haline geliyor: erkek giyim ve ayakkabı.
Çalışmamız, erkek modasının 2025 ile 2030 arasında %10'luk bir yıllık bileşik büyüme oranı (YBBO) ile büyüyeceğini öngörüyor.3 Bu dikkat çekici büyüme, erkeklerin kişisel tarzlarına önem vermesi ve sokak modası ile spor giyim gibi popüler kategorilerle destekleniyor.
Ayakkabı segmentinin de aynı dönemde %10'luk yıllık bileşik büyüme oranıyla büyümesi bekleniyor.4 Bu kategoride e-ticaret başarısının önündeki engeller daha azdır. Bedenler daha standart olduğundan iade oranları daha düşüktür ve kategori, sanal deneme gibi deneyimi zenginleştiren teknolojiler için mükemmel bir uyum sağlar.
Online ve çevrimdışı deneyimleri bir araya getirme
E-ticaret satışları artmaya devam ederken markaların 2030'un sunacağı fırsatları yakalamak için online ve çevrimdışı arasındaki sınırları ortadan kaldıran, derinlemesine entegre bir strateji benimsemeleri gerekiyor.
Fiziksel mağazanın amacının basit bir satış noktasından bir deneyim merkezine doğru kaydığını görüyoruz. Fiziksel ve dijitalin bir arada kullanıldığı bir yaklaşım benimsemek gerekiyor. Mağazalar, kişiselleştirilmiş üst düzey hizmet, özel deneyimler, etkinlikler ve tıkla-mağazadan al gibi sorunsuz teslimat hizmetlerinin sunulduğu bir yer haline gelmelidir.
Bunun için müşteri verilerinizi birleştirmeniz gerekir. Çevrimiçi ve çevrimdışı verileri birleştirmek, size kapsamlı bir görüş sağlayarak kalıcı müşteri sadakati oluşturan son derece kişiselleştirilmiş bir yaklaşımı mümkün kılar.
2030'a giden yolda pazarlamacılar için yol haritası
Modanın yeni döneminde başarılı olacak markalar, gerçek değerin ortaya çıktığı noktalara odaklananlar olacak. Yol haritanızda şu üç temel önceliğe yer vermelisiniz:
- Odak noktasının ötesine bakın: Hızlı moda rekabetini kabul edin ve tüm stratejik çabanızı yüksek büyüme potansiyeli olan pazarlara yönlendirin.
- "Fiziksel-dijital" köprünüzü oluşturun: Fiziksel mağazalarınızı dijital vitrininizi tamamlayan deneyim merkezlerine dönüştürmek için teknolojiye ve eğitime yatırım yapın.
- Verilerinizi tek çatı altında toplayın: Müşteri davranışlarına ilişkin tek, güvenilir bir veri kaynağı oluşturarak, kişiselleştirmeyi tüm temas noktalarında güçlendirin.