Inside Google Marketing: Video altyazılarına yaklaşımımızı neden gözden geçiriyoruz?

Tony Lee / Şubat 2021

Video izlemek modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası ve bu nedenle markaların video pazarlamacılığına büyük yatırımlar yapması çok mantıklı. Ancak, video içeriğinin genellikle göz ardı edilen önemli bir yanı var: altyazılar.

Birçok pazarlamacı altyazı kullanmaya "fena olmaz" anlayışıyla yaklaşırken, diğerleri altyazıların otomatik olarak oluşturulabileceğini veya bu işin canlı altyazı oluşturma teknolojisiyle halledilebileceğini düşünüyor. Sonuç olarak, şans eseri eklenmiş olsa bile, altyazıların kalitesi ve anlaşılırlığı çok çeşitli düzeylerde karşımıza çıkıyor.

Bu bir hata. Doğru ve ifade gücü yüksek altyazılar, işitme engelli veya işitme güçlüğü çeken, sessiz bir ortamda kulaklığı olmayan veya ikinci dilinde video izleyenler dahil herkesin, oluşturduğunuz içeriği amaçladığınız şekilde deneyimlemesine yardımcı olur.

Doğru ve ifade gücü yüksek altyazılar, herkesin oluşturduğunuz içeriği amaçladığınız şekilde deneyimlemesine yardımcı olur.

Bu nedenle, geçtiğimiz yıllar boyunca Google'da, video ve filmler için altyazılara yaklaşımımızı gözden geçirdik. Videonuz ister 15 saniyelik bir spot ister iki saatlik bir film olsun, altyazılar hakkında öğrendiğimiz, videolarınızı daha etkili hale getirmenize yardımcı olacak dört noktayı aşağıda açıkladık.

Elle çizilmiş simgeler, video ve film altyazılarını daha etkili hale getirme hakkında öğrendiğimiz dört noktayı temsil ediyor: Deneyimi aktarın, bağlam rehberiniz olsun, platformu göz önünde bulundurun, oluşturma ve test için bolca zaman ayırın.

1. Deneyimi aktarın

Herhangi bir videoyu izlerken aynı anda hem gördüğünüz hem de duyduğunuz şeylerle ilgili olarak bağlama dayalı tonlarca bilgi, kimi zaman yalnızca birkaç saniye içinde ve belki de farkına bile varmadan beyninizde işlenir. Başarılı video altyazıları yalnızca bu içeriği en önemli katmanlarına ayırmakla kalmamalı, içeriğin duygusunu ve havasını da mümkün olduğu kadar yoğun şekilde hissettirebilmelidir.

Kısa süre önce yayınladığımız Google - Year in Search 2020 başlıklı videomuzda bunu başarmak, birçok ayrı öğe bulunması nedeniyle özellikle çok zordu. Üç dakikalık bu videoda, fotoğraflar ve hareketli görüntülerden oluşan klipler, ekran metni, ünlü olan ve olmayan kişilere ait anlatım ve alıntılar ve değişen müzikler, sık sık birbiriyle çakışan bir karışım halinde sunuluyor.

Film boyunca duyguda sapmalar ve değişimler göstererek, neşeli anlardan daha duygusal yansımalara ve ardından umut dolu iyimserliğe geçiş yapıyor. Altyazıların makul miktarda metinle ve isabetli bir zamanlamayla bu duygusal yolculuğu yansıtması gerekiyordu.

Sonunda, altyazılarımızın video deneyimini aktarmasını sağlayacak bazı önemli kurallara uyduk.

Üzerinde onay işareti bulunan, görünümleri belli bir stille oluşturulmuş video ekranları, video altyazılarının yararlı olmasını sağlamanın üç yolundan oluşan bir listeyi temsil ediyor: Konuşmacılar hakkında bilgi verin, müziği tarif edin ve konunun özünü

Belirsiz olan durumlarda konuşmacıların kim olduğunu belirtin. Konuşmaların ne kadarının alakasız video klip görüntüleriyle örtüştüğüne bakınca, bariz olarak anlaşılmadığı zaman kimin konuştuğunu açıklamanın önemli olduğunu gördük. Ünlü olmayan kişiler konuşurken onlarla ilgili açıklayıcı bilgi vermek kadar anlatıcının sesi duyulmaya başladığında bunu belirtmek de önemliydi.

Müziği tarif edin. Ekranda yalnızca "[müzik çalıyor]" ifadesini görüntülemekten daha az yardımcı bir yaklaşım olamaz. Müzik duygu olarak her değiştiğinde (ör. notaları belli belirsiz duyulan bir elektronik müzikten, koronun söylediği ağır bir parçaya geçildiğinde) bunun tarif edilmesi gerektiğine kadar verdik. Doğru parçaları seçmek için çok fazla zaman ve sanatsal birikim gerektiğinden, altyazılarınızda bu seçimleri belirtmek anlamlı olacaktır.

Konunun özünü vermeye çalışın. 2020'nin liste başı arama sorgularının ekran metni, videonun reklam öğesi için gerekliydi. Ekran metniyle konuşmaların dili eşleştiğinde, bu arama terimlerini altyazılarda tekrarlamamız gerekmedi. Ayrıca, üç satırlık altyazı metninin, izleyicileri bunaltmamak açısından makul bir sınır olduğunu saptadık. Deneyimi aktarırken, altyazılarda nelerin yer alacağı kadar nelerin yer almayacağı da düşünülmeli.


2. Bağlam rehberiniz olsun

Video altyazılarınızda her ayrıntı düzeyini yakalamak mümkün değildir; zira saniyeler ve pikseller sınırlı miktardadır. En önemli bilgilerin hangileri olduğuna karar vermek için, videonuzun oluşturulma amaçlarını ve onu izleyen ve duyanların neleri anlamasını istediğinizi düşünün.

Google'ın Searching for an End to Racial Injustice başlıklı videosunda, sesin bağlamını anlamak videonun etkili olmasında temel rol oynuyordu.

Filmde, George Floyd’un ölümünün hemen ardından Mayıs ve Haziran 2020 arasında trend olan aramalar, hiçbir video görüntüsü olmadan, çeşitli kaynaklardan ses klipleri eşliğinde yalın bir yazı stiliyle gösteriliyor. Çoğu durumda, konuşmacıların hangi ırka ait oldukları söylediklerinden anlaşılabiliyor. Örneğin, siyahi bir adam bir polis memuruna arabasını neden kenara çekmesini istediğini soruyor veya siyahi bir sağlık çalışanı zihinsel açıdan sağlıklı olmalarının önemi hakkında konuşuyor. Bu örnekte, altyazıda bağlam vermek mantıklıydı.


3. Platformu göz önünde bulundurun

Videonuzu nerede yayınlayacağınızı bilmek, kapalı veya açık altyazı kullanma veya altyazıları nasıl oluşturacağınız gibi birçok kararınıza yön verecektir. Örneğin YouTube'da, herhangi bir özel yazılım kullanmadan altyazı ekleyip düzenlemenize olanak tanıyan yerleşik bir altyazı oluşturma özelliği var. Instagram henüz kapalı altyazıyı desteklemediğinden, metni film veya videoya gömen açık altyazı oluşturmayı kullanmanız gerekecektir.

Hangi platformları kullanmayı planladığınızı bilmek, ihtiyaç duyacağınız teknik özellikleri anlamanıza da yardımcı olacaktır. Örneğin Facebook veya Twitter gibi platformlar için, büyük olasılıkla bir SRT dosyası oluşturmanız gerekecektir. Bu dosya esasen, hangi altyazıların nerede ve ne süre gösterileceğini belirten zaman damgaları içeren numaralandırılmış bir listedir.


4. Test için bolca zaman ayırın

Projeniz ilerleyip tamamlanmaya doğru yaklaştıkça, video altyazıları oluşturmak için yeterli zaman ve kaynak ayırın. Diğer görsel öğeler gibi, altyazıları da kusursuz hale getirmek için birkaç kez inceleme ve ince ayar yapılması gerekir.

Hangi platformları kullanmayı planladığınızı bilmek, ihtiyaç duyacağınız teknik özellikleri anlamanıza da yardımcı olacaktır.

Videonuzda konuşmacılar, sahneler ve genel aksiyon sık sık değişiyorsa, aktardığınız bilginin miktarı ile kitlenizin altyazıları okuma ve aynı anda görselleri anlama kapasitesi arasında denge kurmanın bir yolunu bulmanız gerekir. İlk seferinde bunu başarmak zordur. Doğrusunu bulmak genellikle deneme ve yanılmayla mümkündür. Bu nedenle, kendinize yeterli zaman verin.

Video altyazılarının geleceği

Altyazı oluşturma uzun bir yol kat etti, ancak hala yapılacak çok iş var. Düzenlenmiş altyazıları video pazarlamacılığının vazgeçilmez bir parçası haline ne kadar getirebilirsek, aracı ve biçim hangisi olursa olsun, çalışmamızı o kadar erişilebilir hale getirebiliriz.

Değişen müzik sektörüne dair 4 yanlış inanışın pazarlama dünyasına etkileri