Sosyal medya stratejinizi öngörülemeyen dönemlere uyarlama

Danisha Lomax, Lydia Cox / Ocak 2021

Digitas North America sosyal medya yöneticileri Danisha Lomax ve Lydia Cox, zor günlerde sosyal medyada etkileşim kuran markalara yönelik stratejileri paylaşıyor.

2020 Mart ayından bu yana sosyal ağ siteleri ve YouTube gibi kullanıcılar tarafından üretilen içeriklerin yayınlandığı platformlar dahil olmak üzere sosyal medya kullanımında ciddi bir artış yaşandı. Bu artış hem fırsat hem de zorluk anlamına geliyor. GlobalWebIndex'e göre, dünya genelinde 16-64 yaş arasındaki kullanıcıların %40'ı sosyal medyada daha fazla zaman geçiriyor.

Şu anda siyaset, insan hakları ve devam eden pandemi konularının yoğun olarak tartışıldığı karmaşık bir dönemden geçiyoruz. İnsanlar belirsiz bir dönemde yaşıyor ve bu durum internetteki yorumları ve davranışlarına da yansıyor.

Peki, pazarlamacılar sosyal medya pazarlaması faaliyetlerinin bu artan kullanımdan yararlanırken olumsuz yaklaşımlar ve geleceğe dair belirsizlik konularından nasıl uzak durabilir? Bu konuyla ilgili üç ipucunu sizinle paylaşıyoruz.

İnsanlar belirsiz bir dönemde yaşıyor ve bu durum internetteki yorumları ve davranışlarına da yansıyor.

1. Yaklaşımınızı kabul ettirmeye değil, markanız için kitleniz arasında uyum elde etmeye çalışın

Bu yıl, markalara yönelik ciddi bir talep söz konusuydu. Markaların platformlarını iyilik için kullanmaları bekleniyor. İnsan hakları ve siyasi tartışmaların ardından sessiz kalan şirketler, sosyal medyada tepki çekti ve kitledeki kullanıcılar artık bu markalarla bağ kuramadıklarını dile getirdiler.

Markanızın bir yaklaşımı desteklemesi gerekiyor. Platformlarınızı da bu bakış açısını öne çıkarmak için kullanmalısınız. Ancak işe koyulmadıysanız veya aktif olarak tartışmaya dahil olmuyorsanız sosyal medyada popülerlik peşinde koşmayın. Kullanıcılar, markaların ait olmadığı konuşmalara dahil olmasını istemez. Trend konulara katılım, zorlama bir eylem veya fırsatçılık gibi görünebilir, doğru olmayan bir alaka arayışına yönelik belirgin bir çaba olarak algılanabilir. Kitlenizde veya ilgisini çekmek istediğiniz kitleyle marka uyumu yakalamaya çalışın.

Dengeyi kurmak zor olabilir. Bu nedenle, içerik stratejinize ve marka değerlerinize bağlı kalmanız önemli. Platform, içerik ve reklam türlerinde çeşitliliğe yer vermek, markanızın sevilmesini ve mesajınızın itibar zedeleyici yorumlar olmadan hedefine ulaşmasını sağlar. Tartışmaya neden olma olasılığı olan anlatımlardan kaçınmak için konuşmanın kişiselleştirilmiş olduğu daha çok keşfe yönelik platformlara odaklanın. Yorumlarla desteklenen kanallarda, biçimlerinizi değiştirebilir ve videodan önce gösterilen reklamlar, bumper reklamlar, hikayeler ve anketler yayınlayabilirsiniz.

Kullanıcılar, markaların ait olmadığı konuşmalara dahil olmasını istemez.

2. Kültürel atmosferi takip edin

Herhangi bir sosyal medya gönderisi yapmadan önce, seçtiğiniz platformda neler olup bittiğini kontrol etmeyi unutmayın. Mesajınızı kültürel hassasiyet, yerleşim ve marka güvenliği açısından değerlendirin. Mesajınızın uygunsuz olduğu düşünülecek mi veya hoş karşılanmayacak mı? Alternatif olarak, ilgi alanı ve uyuma göre ölçeklendirme imkânı var mı? Bu özellikle ücretli (sponsorlu) sosyal medya içerikleri için geçerli. Günlük kontroller yaparak kültürel atmosferi ve içeriğinizin nasıl algılanabileceğini gözden geçirin.

Ayrıca, markanızın topluluğa değer kazandırabileceği fırsatlar arayın. Örneğin, Sephora minnettarlık ve kendimize dikkat etme hatırlatmaları paylaşıyor. Yardım çabaları, hediye rehberleri ve tatil içerikleri gibi hoş karşılanacak güvenli konuların listesini yapabilirsiniz.

Günlük kontroller yaparak kültürel atmosferi ve içeriğinizin nasıl algılanabileceğini gözden geçirin.

3. Yedek plan yapın

Bu belirsizlik dönemlerinde içeriğinize gelen tepkilere göre çözüm bulmaya, duraklamaya veya yön değiştirmeye hazırlıklı olun. Topluluk yönetimi çabalarınızı artırmaya yönelik adımlar adın, denetime odaklanın ve ekibinizi birçok yanıtla destekleyin.

Olumsuz yorumlar konusunda rahatlık düzeyi markaya bağlıdır. Digitas'ta kullandığımız temel kural şu: Yorumların %20'si konuyla alakasız veya olumsuz olduğunda değişiklik yapıp yeni bir reklam öğesi mesajı yayınlamanın zamanı gelmiş demektir. Bu yanıtlara yol açan içeriği denetlemek için gereken zamanı ayırın. Bu çalışmayla elde edeceğiniz bilgiler gelecek konularda size rehberlik edebilir ve bazı durumlarda kitlenizle ilgili benzersiz analizler sağlayabilir.

Yorumların %20'si konu dışı veya olumsuz olduğunda değişiklik yapıp yeni bir reklam öğesi mesajı yayınlamanın zamanı gelmiş demektir.

İnsanlara öncelik verin

Ne tür yayınlar yaparsanız yapın, sosyal medya topluluklarının gerçek kişilerden oluştuğunu unutmayarak gerçek fikirler, üzüntü, mutluluk, neşe, endişe ve belirsizlikleri ifade etmek önemli. Bu günlerde içeriğinizi incelemeniz için kullanabileceğiniz en önemli bakış açısı, insanlara öncelik veren yaklaşım.

YouTube'un marka güvenliği ve uygunluğuna dair taahhütleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz lütfen YouTube.com/HowYouTubeWorks adresini ziyaret edin.

Türkiye’deki dijital liderler açıklıyor: 2021 ve ötesindeki sıcak konular